haber
241
Karbonhidratlı, şekerli ve fast food yiyecekler kilo almaya yol açıyor, hare-
ketsiz yaşam da bunu destekliyor. Kilo aldıkça insülinin hücreler tarafından
kullanılması zorlaşıyor. Bu zorlanmayla baş etmek için de vücut giderek
daha çok insülin salgılamaya başlıyor. Buna kısaca “insülin direnci” deniyor.
Ancak artan insülin önceleri kan şekerini kontrol etse bile sık acıkma ve
gece açlıkla uyanma gibi şikayetlere yol açıyor.
İnsülin direncinin yol açtığı kontrolsüz iştah artışı ve tatlı krizleri kilo
almaya neden oluyor. Ayrıca insülin yağ dokusunu besleyen bir hormon
olduğu için bu dönemde diyetine dikkat eden kişiler bile kilo veremedikle-
rini fark edebiliyor.
İnsülin direnci döneminin diğer bir belirtisini doymamışlık duygusu
oluşturuyor. Diyabete aday olan kişiler yemekten kalktıktan kısa bir
süre sonra açlık ya da mide kazıntısı yakınmasını sıkça yaşamaktan
yakınıyor.
Sık acıkma nedeniyle kontrolsüz beslenilmesi sonucunda insülin salgısı
daha çok uyarılıyor. Artan insülin de bir süre sonra kan şekerini norma-
lin altına düşürüyor. Düşen kan şekerine bağlı olarak vücut refleksi bir
şekilde tatlı istemeye başlıyor. Kişi çok şekerli ve unlu gıda tüketmeye
başlıyor ve kilo alıyor. Her kiloda insülinin önündeki direnç artacağı
için vücut daha çok insülin salgılamak zorunda kalıyor. Daha çok insü-
lin salgıladıkça da kan şekeri düşüklüğü artıyor. Bunun sonucunda da
tatlı isteği artıyor ve kişi daha düzensiz beslenmeye başlıyor.
Artan insülin bir süre sonra kan şekerinin normal değerlerin altına
düşmesine yol açabiliyor. Buna “reaktif hipoglisemi” deniyor. Özellikle
şekerli ve karbonhidratlı gıdaların yoğun alındığı öğünlerden sonra 1-3
saat içinde kan şekerinin çok düşmesine bağlı olarak baygınlık hissi,
çarpıntı, soğuk terleme sorunları gelişebiliyor.
Sık acıkmak
Kilo alma
Doymamışlık duygusu
Tatlı krizleri
Baygınlık hissi




